Sistemik Aile Terapisi
Genel sistemler kuramında aile birbiriyle ilişki içerisinde olan be birbirine bağımlı alt sistemlerin ve işlevsel süreçlerin bulunduğu,, kural temelli, karmaşık ve açık bir sistemdir. Alt sistemlerde sınırlar, kişiler arası roller, birlikte evrilmeler, hiyerarşik işlevler, koalisyonlar, kontrol ve sorumluluk dağılımı, güç dağılımı sağlanmış ailelerin iyi işlevsellik gösterdiği söylenebilir. Aile aynı zamanda paradoksal olarak hem stabilite hem de değişim isteği gösterir. Belirli sabit durumu korumak adına değişime direnme eğilimi gösterir. Aile sistemi değişime direnç gösterirken her üyenin gelişim aşamalarına uygun olacak şekilde kendini uyumlandırarak varlığını sürdürmesi söz konusudur. Her eylem ve değişim aile siteminde yer alan tüm bireyleri etkiler. Bu sebeple ilişkilerin belirlendiği, karşılıklı ve beraber nasıl değişim gösterdiklerinin tekrar tanımlandığı döngüsel sorgulama gerekli hale gelir. Sistemik aile terapistleri döngüsel sorgulama yoluyla problem ve çözümü ile ilgilenirler.


Stratejik Aile Danışmanlığı
Aile danışmanlığı; aileyi oluşturan bireylerden oluşan gruba verilen psikolojik danışmanlıktır. Aile danışmanı, evlilik, ayrılma ve boşanma sırasında ilişkileri açısından sorunu olan insanların; çocuklarıyla ilgili sorunların, aileyle ilgili kişisel ya da kişiler arası sorunların üstesinden gelmelerine yardımcı olur. Aile danışmanlığı bir bütün olarak aile sistemine odaklandığından diğer danışmanlıklardan farklıdır. Bireyleri sorunlu olarak ele almak yerine aile sistemindeki sorun tespit edilir. Tespit edilen problem üzerine tüm aile bireylerinin dahil olduğu görüşmelerde çözüm yolları aranırken; aile danışmanı ise görüşmeleri yönlendiren yönetici konumundadır. Aile danışmanlarının görev tanımları gereği; kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini yaş, cinsiyet ve hastalık ayrımı yapmaksızın, her bireye, kapsamlı ve devamlı olarak vermekle yükümlüdür. Aile danışmanlığı alanında üstlenecekleri bu görev aile ilişkilerinin işlevsel olması ve toplum sağlığı açısından da önemli bir rol olacaktır.
Duygu Odaklı Çift Terapisi
Duygu Odaklı Çift Terapisi, 1980’lerde Susan Johnson ve arkadaşları tarafından geliştirilmiş temelleri Bağlanma Teorisine dayanan kısa süreli bir terapi yöntemidir. Çiftlerin içinde bulundukları problemleri, temelde yaşadıkları duygulara dayanarak çözmeyi hedefler.
Duygu Odaklı Çift Terapisi’ne göre ilişkilerinde sorun bulunan çiftler olumsuz döngü içinde kalırlar. Terapistin birincil görevi olumsuz döngü ve bu döngüye neden olan farklı temel duygular hakkında farkındalık yaratmaktır. Terapinin ilerleyen aşamalarında terapist çiftlerin bu duyguları birbirleriyle paylaşmalarına ve işlevsel davranış kalıpları kazanmalarına yardımcı olur.
Duygu Odaklı Çift Terapisi’nde hedef duygusal tepkileri yapılandırırken, çiftlerin ilişkideki duruşlarında değişim oluşturmak ve yeni etkileşim döngüleri başlatmaktır. Bu sayede çiftler arasında güvenli bir bağ oluşur.
Şema Çift Terapisi
Aileleri ile negatif deneyimleri bulunan ve bu deneyimleri erken dönem uyumsuz şemalar olarak içselleştiren bireyler, benzer olumsuz deneyimleri yetişkinlik dönemi ilişkilerinde tekrar edebilirler. Odak noktasında şefkat, mahremiyet, ilgi gösterme olan romantik ilişkiler de şemaların ortaya çıkması için birinci hedef haline gelebilmektedir. Erken dönem şemaların kendini sıklıkla gösterdiği romantik ilişkiler içinde var olan şemaların ihtiyaçları eşler arasındaki ilişkiyle uyum göstermediğinde çiftler arasında çatışmalar doğmaktadır. Erken dönem uyumsuz şemaların ilişkilerde yol açtığı bu gibi sorunlara ek olarak, kişilerin ilişkilerini ve yaşadıkları olayları yorumlarken, çarpıtılmış tutumlar, yanlış anlama, yanlış varsayımlar, gerçek dışı beklentiler gibi bir takım yanlılıklara yol açmaktadır. Bahsedilen yanlılıklar, evlilikte doyumsuzluğu şiddetlendirmekte, çiftlerin ilişkisini sarsmakta ve boşanmaya zemin hazırlamaktadır. Yaşanılan ilişki sorunlarının çözümünü bulmak için uzmana başvuran çiftlerle çalışmakta olan şema terapistleri, her iki danışanın da şema kavramsallaştırmasını anlaması, şema çarpışmalarının nasıl olduğunun farkına varması, eşelerin uyumsuz şemaları sonucunda oluşan düşüncelerinde değişimler gerçekleştirerek evlilik beklentilerinin dengelenmesi ve mantıksız düşünceye neden olan etmenlerin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Şema terapide çift sorunlarının çözümlenirken her iki tarafın karşılanmamış ihtiyaçlarının kavramsallaştırılması ile başlayarak bu ihtiyaçların uyumsuz şemaları nasıl şekillendirdiğinin anlaşılması ile devam eder. Sonrasında danışanın temel başa çıkma yöntemleri, baskın modları, modların nasıl yön değiştirdiği ve şemaların nasıl tetiklendiği ortaya koyulur. Son olarak çiftin ihtiyaçlarının yargılayıcı olmayan, dengeli, ilgili ve şefkatli biçimde karşılanmasına yardımcı olunur. Süreç eşler için karşılıklı devam etiğinde şema terapi eşlere negatif etkileşimi ve kişilik örüntülerini artan şekilde önleme v değiştirme imkanı sağlar. Çift eş zamanlı şekilde yargılayıcı olmayan yeni tutumlar kazanır ve uyumsuz örüntülerden vazgeçer.

Novo Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi, her biri kendi alanında tecrübe sahibi uzmanlar tarafından, İstanbul Nişantaşı’nda kurulmuştur.
Bize mesaj göndermek için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.
Uzmanlarımız yoğunluk durumuna göre en kısa sürede size dönüş yapacaklardır.
